ERKEN KAYIT FIRSATI
Türkçe | İngilizce
Zihin Gelişim Aktiviteleri
.Origami Nedir?

 

Origami Japon kâğıt katlama sanatıdır. Japonca “ori” (katlama) ve “kami” (kâğıt) kelimelerinden meydana gelen  origami, ilk olarak 1946 yılında Japonya?da geliştirilmiş daha sonra da tüm dünyaya yayılmıştır. Origami ile kare şeklindeki kâğıtlardan çeşitli objeler yaratılabilir. Başta hayvan, çiçek, kutu gibi geleneksel motifler olmak üzere dünyada var olan her şeyi origami sanatıyla şekillendirmek mümkündür. Origami’yi diğer kâğıt sanatlarından ayıran özelliği ise, kâğıdı sadece katlayarak bir eser haline getirmesidir. Origami de makas ve yapıştırıcı kullanılmaz. Origami bir parça kâğıt ve hayal gücü kullanılarak neler yaratılabileceğini öğrettiği için, çocuklar için hem öğretici, hem de eğlendirici bir oyun gibidir. Üstelik çocuklar origami ile oyun oynuyormuş gibi hissederlerken, origami çalışmaları çocuklarda öğrenme yeteneğinin gelişimine ve onların yaratıcılık potansiyellerinin ortaya çıkmasına olumlu yönde etki eder. Kâğıdın farklı biçimlerde katlanmasıyla ortaya çıkarılabilen figürler, çocuklarda başarma hissini güçlendirir.

Origaminin çocuklara sağladığı gelişimsel ve eğitsel kazançlar ise aşağıdaki gibi sıralanabilir.

 

Origaminin Çocuklara Sağladığı Davranışsal Kazançlar 

 

Origami çocuk için her şeyden önce bir oyundur ve bilindiği gibi çocuk her fırsatını oyun oynamak için değerlendirir. Faydalı bir oyunun asıl amacının eğlendirmesinin yanında, eğitmesi olduğunu düşünürsek, origami gerçekten de çok faydalı bir oyundur. Çocuklar arasında öğrenilmesi zor bir dersten çok oyun olarak algılandığı için etkili bir eğitsel araçtır ve tekrar eden eylemlerle şematik öğrenmeye örnek oluşturur. Ayrıca çocukta, yaptığı işteki estetik duygusunun gelişmesini sağlar. Origmi sanatıyla çeşitli objeler yapmaya çalışan çocuk, başarılı olmak için dikkatini yoğunlaştırmak, modeli izlemek ve verilen yönlendirmeleri dinlemek zorundadır. Bu da çocuğa bir sonuca varmak için sabırlı olmasının gereğini öğretir.

 

Diğer yandan origami çocuklara diğer insanlarla iletişim kurmayı, gözlemlemeyi, işbirliği yapmayı ve yardımlaşmayı da öğretir. Özellikle küçük çocuklar, yetişkinlere göre daha benmerkezci oldukları için, yardımlaşma duygularının gelişmesi için origami çok uygun bir aktivitedir. Kendisine kâğıdın şeklini nasıl değiştirebileceğine dair sorular soran çocuk, problem çözme yetisini erken yaşta edinmiş olur. Son olarak, origami kuralları olan bir faaliyet olduğu için, çocuğa kurallara saygı göstermenin önemini kavratacak ve çocuğun kurallar çerçevesinde bir çalışmayı tamamlamasına olanak sağlayacaktır.

 

Origaminin Çocuklara Sağladığı Sosyal ve Duygusal Kazançlar

 

Çocuklar kendi eseri olan bir ürün ortaya çıkardıklarında, duygusal olarak tatmin olma ve etraflarınca kabul edilme gereksinimlerini karşılamış olurlar. Çocuk origami yaparken kullanacağı kâğıdın rengine, boyutuna kendisi karar verir. Sanatsal bir ürün ortaya koyarken kendi düşüncelerini ve duygularını kullanması, çocuğun kendisine olan güvenini artırır.

 

Origaminin Çocuklara Sağladığı Psiko-Motor Gelişim Kazançları

 

Psiko-motor gelişim, fiziksel büyüme ve gelişme ile birlikte, beyin, omurilik gelişimi sonucunda organizmanın isteme bağlı olarak hareketlilik kazanmasıdır. Çocuklar origami yaparken el ve parmak kasları ve buna paralel olarak da el-göz koordinasyonları gelişir. Çocuklar katlama işlemi esnasında sağ ve sol ellerini aynı anda kullanırlar. Sağ ve sol el uyumu açısından bu aktivite çok önemlidir. Origaminin iki elle yapılan bir çalışma olması, el ve kol fizyoterapisinde de kullanılmaktadır. Örneğin bazı fizik tedavi uzmanları insanları amaçsız olarak ellerini kullanmaya zorlamak yerine, el ve kol kaslarını yeniden güçlendirmeleri için onlara zevkli bir aktivite olarak origami yaptırmıştır.

 

Origaminin Çocuklara Sağladığı Dil Gelişimi Kazançları

 

Çocuklar origami ile ilgilenirken konuşurlar ve bu da çocukların dil gelişimlerini destekleyici niteliktedir. Origami aktivitesi sırasında çocuk hem kendisini ifade etmek, hem de karşısındakini anlamak zorundadır. Çocuk origami öğrenirken dili; sözlü olarak ifade edilenleri anlamak, soru sormak ve cevap vermek, zihinsel değerlendirme yapmak, komut vermek, sıralama yapmak, gerektiğinde hayali durumları ifade edebilmek, duygu ve düşüncelerini anlatmak, tahminde bulunmak, bilgileri birbirine aktarmak, origami terimlerini işlevlerini ve kullanımlarını öğrenmek gibi amaçlar için kullanır.

 

Origaminin Matematik Eğitiminde Yardımcı Araç Olması

 

Bir çocuğa matematiksel bir kavram öğretmenin yolu, o kavramdan zevk almasını sağlamaktır. Çocuğun matematiği sevmesi için öncelikle ondan zevk alması, matematiği bir oyun gibi görmesi gereklidir. Başarılı bir origami çalışması, geometri ve üç boyutlu düşünme yeteneğinin üst seviyede olmasını gerektirir. Çocuklar origamiyle uğraşırken, sürekli geometrik şekillerle karşılaşırlar. Bu da onların şekiller arasındaki ilişkileri kavramalarına yardımcı olur. Örneğin bir kareyi yatay olarak ikiye katladığınızda kâğıdın şekli dikdörtgen olur, çapraz iki köşesinden ikiye katlayınca ise bir üçgen elde etmiş olursunuz. Çocuk origami sayesinde, bir karenin aslında iki üçgen veya iki dikdörtgenden oluştuğunun farkına varır. Matemetiksel ölçümün ilk basamağı büyüklüklerin karşılaştırılmasıdır. Origami yapan çocuk, elindeki kâğıdı tam ortadan ikiye katlayınca elde ettiği şekillerin büyüklük olarak birbirine eşit olduğunu, tam ortadan katlamamışsa da eşit olmadığını görür. Düz bir kâğıdı üç boyutlu hale getirmesi ise çocuğu görsel ve düşünsel olarak destekler ve çocuğun mekânsal ve matematiksel ilişkiler hakkında deneyim kazanmasına yardım eder. Eşyaya farklı yönlerden bakabilme özelliğini kazanan çocuk, uzaysal (3 boyutlu) düşünebilme yetisini kazanır.

 

Tangram Nedir?

 

Tangram, bütün aile bireylerinin birlikte oynayıp tat alabilecekleri bir bulmaca oyunudur. Bu oyun, büyük el hüneri gerektirmez. Sabır, zaman ve her şeyden önemlisi düş gücü yeterlidir. Bu eski Çin oyununun ilk kez ne zaman başladığını bilen yok. Ancak, Amerikalı bulmacacı Sam LMoyd’un 1903?te yayınladığı Tan’ın Sekizinci Kitab’nda ileri sürüldüğü gibi, oyunun tarihinin 4.000 yıldan fazla olduğu sanılmıyor. Sam Loyd’un savının yanlışlığı daha sonra kanıtlandıysa da, bugün hilebazı kitaplarda bu yanlış sav aynen aktarılmaktadır.

 

Bu oyunla ilgili ilk bilgiler, 1803’te yayınlanan bir Çin kitabında yer aldı. Bilim adamları, tangram oyununun Çin’de 1800 yıllarında başladığını ve zamanla Batı?ya yayıldığını öne sürüyorlar. 1818 yılına gelindiğinde Birleşik Amerika’da, Almanya’da, İtalya?da, Fransa?da ve İngiltere’de tangramla ilgili yayınlar vardı. Lewis Carrol ve Edgar Allan Poe gibi yazarların bu oyunu oynadığı biliniyor. Ondokuzuncu yüzyıl Çin’inde tangram öylesine revaçtaydı ki, oyunu oluşturan parçacıklar, yani “tan’lar, tabak, lake kutu, hatta masa deseni olarak kullanılıyordu. Ancak, modern Çin’de, tangram çocuk oyunu olarak görülüyor.

 

Tangram sözcüğünün kökeni de, oyunun tarihçesi kadar büyük bir sır perdesi arkasındadır. Bu konudaki en renkli sav, tangram adının Kanton?daki nehirlere demirlenmiş teknelerde çalışan hayat kadınlarının, yani ?tanka?ların denizcilere öğrettikleri bir oyun olmasından kaynaklandığıdır. Ne var ki, oyunun adı İngilizce kökenli de olabilir. Eski İngilizcede, biblo, oyuncak ya da bulmaca için geçerli bir sözcük olan Tangram, bu oyuna adını vermiş olabilir. Dr. Johnson, 1712’de yayınladığı sözlükte, sözcüğü yanlış yazarak “trangram” diye söz etti. On dokuzuncu yüzyılda ise sözcük değişerek “tangram” halini aldı.

 

Tangram, düş gücünü zorlayan bir oyundur. Yedi parçalık bir tangram takımıyla yapılabilecek en az 1.600 değişik desen vardır, iki ya da daha fazla takımla daha çok sayıda ve daha karmaşık desenler de oluşturulabilir. Ama işin özüne meraklı olanlar, birden fazla takımla oynamanın oyunun temel kuralına aykırı olduğunu ileri sürerler. Temel kurala göre, hiçbir figürde, yediden az ya da fazla parça olamaz.

 

Tangram oyunu temelde üçe ayrılır. Bunlardan birisi, düş gücünüzü kullanarak olabildiğince çok sayıda figür üretebilmektir. Bunlar, hayvan siluetleri, insan figürleri, gülünç suratlar, cansız nesneler olabilir. Bir başka tür, belirli bir bulmacayı çözmektir.

 

Bu da, ya bulmaca kitabında sadece dış çizgileriyle gösterilen bir figürün eşini yapmak, (ya da buna olanak bulunamazsa) bir tangram kurmanın olanaksızlığını kanıtlamaktır. Üçüncü oyun yöntemi, matematikçiler için düşünülmüştür ve yedi? Tan’la çeşitli geometri problemlerinin çözülmesine yöneliktir, örneğin, bu yedi parça ile kaç tane beş kenarlı çokgen oluşturulabilir sorusunun yanıtı aranır.