ERKEN KAYIT FIRSATI
Türkçe | İngilizce
Öğrenme Stili

Herkes öğrenebilir ancak herkes aynı şekilde öğrenemez!?

 

 

Çocuğunuzun ders çalışma yönteminden memnun değil misiniz? Çabucak dikkati mi dağılıyor? Öğrenmesini nasıl kolaylaştırabilirsiniz? Ünlü öğrenme stilleri teorisyeni Rita Dunn, her çocuğun kendi düşünme biçimine uygun bir öğretme yöntemi bulunduğunu savunuyor

 

Cevapları rap şarkısı olarak alın. Çocuğunuz nasıl öğreniyor? Müzik dinleyerek ders çalışması sizi rahatsız ediyor mu? Ya da masasının üzerine yığılmış, dağınık kitaplar varken çalıştığını gördüğünüzde içinizden "Böyle ders mi çalışılır?" cümlesini geçirdiğiniz oluyor mu? Ödevlerini yaparken bir şeyler atıştırmak istiyor mu? Derslerini masa yerine koltuğa ya da yatakta uzanarak yapmayı mı tercih ediyor?

 

Öğretmeni size dikkatinin dağınık olduğundan, sınıfta çok konuştuğundan şikayet ediyor mu? Kız ve erkek çocuğunuz arasında öğrenme farklığını gözlemliyor musunuz? Tüm bunlar ailelerin cevaplarını merak ettiği sorular. Oysa öğrenme stili üzerinde çalışan uzmanlara göre, her çocuğun ayrı bir öğrenme biçimi bulunuyor. Önemli olan çocuğun nasıl öğrendiğini belirlemek ve yeni bilgiyi onun öğrenme stiline göre öğretmek. Dünyada en çok araştırılan ve uygulanan Dunn&Dunn Öğrenme Stilleri Modeli’nin mimarı ve yaşamının 40 yılını bu konuyla ilgili çalışmalara ayıran 79 yaşındaki St. John’s Üniversitesi Eğitim Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Rita Dunn öğrenme stillerini ve çocukların nasıl daha iyi öğrenebileceklerini anlattı ve ailelere uygulayabilecekleri ipuçları verdi.

 

Kimi Çocuğa Ses Kimine Işık Gerek

 

"Öğrenme stilleri" kavramı ilk kez 1960'lı yıllarda ABD’de tartışılmaya başlandı. Bu kavramı ortaya ilk atan Prof. Dr. Rita Dunn'a göre, "Çocuklar öğrenme konusunda engelli değiller, bizler onlara öğretme konusunda engelliyiz." 1990’lı yılların başından itibaren öğrenme stilleri değişik ülkelerde okullarda uygulanmaya başlandı. Burada amaç her öğrencinin öğrenme stilini belirlemek ve ona göre öğretmek oldu. Dunn'a göre öğrenme stilleri, "uyarıcılar" adı verilen çevresel, duygusal, sosyolojik, fizyolojik ve psikolojik olmak üzere beş etkene ayrılıyor. Bu etkenler de öğrenmeyi etkileyen en önemli faktörler.

 

Düşünme Biçimi Önemli

 

Öğrenme stillerine göre, öğrenciler sağ ve sol beyinlerindeki baskınlığa bağlı olarak bilgiyi işleme ve düşünme biçimleri açısından, analitik ve global (bütünsel) diye psikolojik açıdan ikiye ayrılıyorlar. Öğrenme stilleri ile ilgili 18 ülkede araştırma yapan Dunn'un sonuçlarına göre, öğrencilerin yüzde 85'i global. Ancak öğretmenlerin yüzde 65'i analitik. Öğretmenlerin çoğu analitik olduğu için analitik öğrenen çocuklar, bu durumda çok şanslı. Öğrenmede kötü sonuçlar çıkmasının nedenlerinden biri de öğrenciler global olmasına rağmen, öğretmenlerin analitik olması. Globaller kendi hayatlarındaki önemini anlayana kadar konuya konsantre olmakta zorlanırken, analitik kelime ve sayılara önem veriyor, detayları inceliyor. Bu nedenle de öğretmenlerin sınıflarında öğrencilerin öğrenme stillerini bilmeleri ve buna göre derse devam etmeleri gerekiyor.

 

 

Öğrenme stilleri kişinin kendisi ile alakalıdır. Kişinin öğrenme yöntemi aynı zamanda kişiliğini oluşturur. 3 öğrenme stilini taşıyan kişi sayısı yüzde 70-80 civarındadır. Diğer gurup olan yani yüzde yirmilik gurup yalnız görsel veya işitsel yada kinestetiktir. Asıl sorun buradadır. Bu guruptaki kişiler aynı zamanda farklı stillerde olan kişilerin ifadelerini yorumlamakta güçlük çekmekte ve iletişim kopmaktadır. Dolayısıyla kendi stilde bir öğretmenden eğitim alması daha iyi olur.